Facebook'ta Biz Facebook Sayfamızı Beğenmek İçin Tıklayın

Sözleşmeli öğretmenlikte Komisyon Sancısı

Sözleşmeli öğretmenlik başvuruları, sözlü sınav komisyonuyla ilgili tartışmaların gölgesinde dün başladı. Bazı eğitimciler ‘sözlü sınav komisyonu oluşumu’ maddesinde yer alan “Birim amiri tarafından belirlenen kamu görevlilerinden oluşacak” ibaresine tepki gösterdi. Eğitimciler, “Kamu görevlileri kısmı tanımlanmalı” dedi. Ayrıca, soruları hazırlayan komisyonun sınav itirazlarını da karara bağlamasının adil olmayacağını belirttiler.

KPSS Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi gerektirmeyen alanlar için sözleşmeli öğretmenlik başvuruları dün başladı, 11 Ağustos’ta bitecek. Atanacak öğretmenlerin sözlü sınavları 15-26 Ağustos’ta olacak, sonuçlar 28 Eylül’de açıklanacak. Atamalar ise 10 Ekim’de. ‘Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik’ Resmi Gazete’de yayımlandı. Ancak Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Sen yönetmeliğin bazı maddelerine dava açtı. En tartışılanlardan biri ‘sözlü sınav komisyonu’ oldu. Sınavın şeffaf olması gerektiğini söyleyen Türk Eğitim-Sen, bunun için komisyonda sendika yetkilisinin bulunması gerektiğini savundu. “Denetimi zor veya imkânsız olan sözlü sınavların daha şeffaf yapılabilmesi için mutlaka sendika temsilcileri komisyonda olmalı. Eksik düzenlemenin iptali gerekiyor” diyen sendika, “Birden fazla sözlü sınav komisyonu kurulabilir” ifadesinin ise her bir komisyon farklı değerlendirme yapabileceğinden, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı sonuç doğurabileceğini iddia etti.

ADİL DEĞİL

Eğitim-Sen ise “sözlü sınav sorularını hazırlayan/hazırlatan ve sınavı gerçekleştiren komisyonun, itirazları da değerlendirip karara bağlamasının adil ve hakkaniyete uygun olmayacağını” belirtti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, “Bu ülkenin çocuklarına eşit mesafede davranılmalı, liyakata göre işe alımlar olmalı. Bunun ölçütü de yazılı sınavlardır” diye konuştu. Bazı eğitimciler ise ‘sınav komisyonunun oluşumu’ maddesindeki “Birim amiri tarafından belirlenen kamu görevlilerinden oluşacak” ifadesinin geniş bir tanım içerdiğini, imamın da bir kamu görevlisi olduğunu, bu yüzden bu tanımın ‘eğitim uzmanı’ ifadesiyle belirtilmesi gerektiğini savundu.

GÜVEN ORTAMI SARSILDI

MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan ise, mülakat sistemiyle ilgili şunları söyledi: “Hem öğretmenlerin hem de öğretmenlik okuyacak öğrencilerin seçiminde sözlü sınavın olması gerektiğini savunuyorum. Türkiye’de şu an kimse mülakat istemiyor çünkü güven ortamı sarsıldı. Öğretmen seçiminde mülakat yapılabilir ama iyi bir jüriyle olmalı. Ama bunun için güven ortamı yaratılmalı. Mülakat kurullarında mutlaka akademisyenler ve kendini ispatlamış, deneyimli yöneticiler bulunmalı. Birinin öğretmen olup olamayacağına karar vermek sorumluluk gerektirir. Bu işi bilenlerden oluşan komisyon mülakat yapmalı. Yoksa herhangi bir kamu görevlisinin yapabileceği bir iş değil. Mülakatlar kayıt altına alınmalı.”

HÜRRİYET

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir